Elinden Gelenin En İyisini Yapmak
Konumuza kısa bir alıntı ile giriş yapmak istedim.
Eşkenar bir üçgenin her bir kenar uzunluğu 5 metre olsun. Üçgenin bir ucunda bir filozof, diğer ucunda bir yönetici ve üçüncü ucunda ise gençlik veren bir su pınarı bulunsun. Ortada bir yarışma vardır ve yarışmanın kuralı şu şekildedir. Filozof ve yönetici, üçgenin bir kenarı üzerinde her seferinde gittikleri yolun yarısı kadar gidebilecek ve su pınarına erişmeye çalışacaklardır. Başlangıçta gidebilecekleri azami uzunluk ise üçgenin bir kenarının yarısı kadardır, diğer bir deyişle 2,5 metredir. Yarışma başlatılır, ancak filozof hiç hareket etmez, yönetici ise hızlı hızlı adımlarını atmaya başlar. Filozof, yöneticiye seslenir “Boşuna uğraşıyorsun, sonsuza kadar da uğraşsan matematik ve mantık olarak hiçbir zaman diğer uca tam olarak erişemezsin. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, sonsuza kadar 4 küsur metreden öteye gidebilmek imkansızdır.” der filozof. Yönetici hemen cevabını şu şekilde verir “Olsun ellerimi uzatabileceğim kadar yaklaşırım”.
Amacımıza ulaşmak için elimizden gelenin en iyisini yapma yoluna baş koymaktır, mükemmelliktir. Durmak yerine, herekete geçmek; eleştirmek yerine yapıcı olmak, neler yok yerine, neler var diye sormaktır mükemmellik.
Şuan eminim herkes yeni bir sınav sisteminde, yeni puan hesaplamalarından, yeni müfredat gibi sorunlardan müzdarip. Ama mükemmellik durmak, eleştirmek yerine harekete geçmek, yapıcı olmak değilmiydi.